On sale!

TÜRK KÜLTÜR VE MEDENİYET TARİHİ SETİ

2,990.00₺ 2,790.00₺

Kültür ve medeniyet tarihimizin en önemli izlerini taşıyan cami,medrese, türbe,kütüphane ve bir çok kültür mirasımızı barından bir çok eşsiz koleksiyon albümünü bulacağınızı müthiş bir set.

Miktar:

Ürün Açıklaması

Kültür ve medeniyet tarihimizin en önemli izlerini taşıyan cami,medrese, türbe,kütüphane ve bir çok kültür mirasımızı barından bir çok eşsiz koleksiyon albümünü bulacağınızı müthiş bir set.

Koleksiyon Eserler:

VEFA’NIN CENNET BAHÇELERİ 2 cilt( İngilizce-Türkçe-Osmanlıca)

Kültür ve medeniyet tarihimizin en önemli tanıklarından Vefa hazirelerinin üzerindeki yazı ve şifreler kapsamlı bir çalışmayla profesyonel bir ekip tarafından incelenerek bu eşsiz albümde ilk kez sizlerle buluşuyor.

FATİH KÜLLİYESİ 3 cilt(İngilizce-Türkçe)

Dünya tarihinin en mühim simalarından biri olan Fatih Sultan Mehmed, serdâr, âlim vesanatkâr bir padişah olması yanında, İstanbul´u şehircilik anlamında yeniden imar eden baş mimârıdır. O, Bizans elinde şitâb ve bitâb düşmüş Kostantiniyye´yi, feth-i mübinden sonra ´Belde-i Tayyibe´ haline getirmiştir.Hizmet kuşağını çift kuşananlar zümresinden olan Sultan Fatih, kısa ömrüne sığdırdığı her biri kendi alanında ´ilk´ler olan hizmetleri arasında, doğuştan ve oluşundan güzel olan bu şehr-i dilârâyı şehircilik anlayışı bakımından öyle bir plânlamıştır ki, yaptıklarının tek bir çivisi değiştiği zaman bile ahengi bozulmuştur. Bir medeniyet telâkkisi içinde ele aldığı kutlu şehir İstanbul´da,fetihten sonra yaptığı ilk şey ´binalar benimdir´ diyerek korumaya aldığı gayr-imenkullerden sonra, şehrin imârı ve su yollarının islahı olmuştur. Türk mimarlık tarihinin en önemli manzumelerinden olan külliyeler, insanların her türlü ihtiyacına cevap veren ve sosyal hayatta çok önemli görevler üstlenen kurumlardır. Onların ortasında yer alan cami, hayatın etrafında şekillendiği bir mihverdir. Bu merkezden beslenerek rûhu olgunlaşan insan, mektep, medrese,şifâhane, imaret gibi kurumlardan her türlü hizmeti alarak akıl ve ruh zenginliğine kavuşmuş, madde ve mânâ dengesi sağlamış mükemmel bir varlık haline gelir. Bu muhteşem eserde külliyelerin kültür ve medeniyet tarihimize kattıklarına şahit olacaksınız.

1453 PANAROMA TARİH MÜZESİ

1453 sadece bir şehrin değil, milletlerin ve devletlerin hayatında da belirleyici bir tarihtir. Çağrışımları itibariyle de toplum hafızasında kalıcı izleri olan ve olayı tanımlayan pek az tarihten biridir.

Osmanlı’nın bir dünya gücüne dönüşmesinin kapılarını aralayan Fetih, tarihin gördüğü ilk büyük imparatorluk olan Doğu Roma’yı tarih sahnesinden silerken, dünyanın yeniden şekillenişinde de büyük rol oynamıştır.Hz. Muhammed’in Fethi müjdeleyen ve fatihlerini tebrik eden hadiseleri ise bu hadiseyi Müslümanların zihin ve gönül dünyasında çok daha özel bir konuma yükseltmiştir.

Panorama 1453 Müzesi de, İstanbul’un fethinin hatırasına yapılan en etkili ve kalıcı çalışmadır. Müze kendine mahsus özellikleri ve ilkleriyle dünya panoramik müzeciliğinde önemli bir yere sahiptir. Girişen itibaren Fatih’in, Fetih’in ve İstanbul’un anlatıldığı sergi arasında dönem yolculuğuna çıkan ziyaretçi, panoramik resim platformuna ulaştığında, bir anda kuşatma günlerine gözlerini açmış hissine kapılmaktadır.

Elinizdeki eser, Panorama 1453 Tarih Müzesi’nde İstanbul’un fethini tasvir eden panoramik resim güzergâhında ziyaretçileri bilgilendirmek için hazırladığımız anlatım panolarının metin ve görsellerinin sayfalara intikalidir.

Lâle Devri Ressamı Van Mour’un Çizimleriyle OSMANLILAR

Lale Devri Ressamı Vanmour’un Çizimleriyle Osmanlılar, Jean-Baptiste Van Mour’un, Fransız Büyükelçi M. de Ferriol’un emriyle çizdiği ve padişahtan başlayarak, yönetici sınıfa mensup kişileri, saray görevlilerini, Osmanlı toplumunu oluşturan farklı etnik grupları ve din adamları gibi önemli tipleri yansıtan resimlerini içermektedir.

102 adet resim ve bunlara ait açıklamaları barındıran kitap, M. De Ferriol 1711 yılındaParis’e döndükten sonra, yine Ferriol tarafından Fransa Kralı XIV. Louis’e sunulmuş, 1714 yılında da yine kralın desteğiyle Paris’te yayınlanmıştır.

Hollandalı ressam Van Mour’un başarılı çizimleriyle, görsel bir şölene dönüşen eser,yayınlandığı ilk günden itibaren Paris halkının ilgisine mazhar olmuş ve kitabın yeni baskıları yapılmıştır.

Bu kıyafet albümüne duyulan ilgi, Avrupa’daki “Türk Modası” isimli akımın oluşmasına katkı sağlamıştır. Bu kitabın yayınlanmasından yalnızca 68 yıl sonra, Mozart tarafından, Topkapı Sarayı’nı konu edinen “Saraydan Kız Kaçırma” operasının yazılması da tesadüf olmasa gerek…

Kitap;Türkçe, Fransızca ve İngilizce olmak üzere üç dilde hazırlanmıştır.

SULTAN II. ABDÜLHAMİD DEVRİ HARİTA VE PLANLARINDA İSTANBUL

Sultan II. Abdülhamid Han’ın yeterince bilinmeyen bir yönü de İstanbul ve çevresini haritalarla takip etmiş olmasıdır.

Sultan II. Abdülhamid Devri Harita ve Planlarında İstanbul adlı kitapta, Sultan II. Abdülhamid Han’ın emriyle hazırlanmış olan harita ve planların yanı sıra XIX. yüzyılın başlarından itibaren İstanbul ve çevresindeki padişah mülklerini, imar faaliyetlerini,köprü ve resmi dairelerin çizimlerini, askeri yapıları ve nüfus ile ilgili haritaları da bulacaksınız.

Bu kitapta yer alan haritaların fiziki özelliklerine gelince; bunların çoğu el yapımı haritalar olup pek azı matbudur.Genelde özel harita kâğıdı üzerine yapılan haritaların arka kısımları atlas kumaş ile kaplı, bir kısmı karton üzerine renkli hazırlanmış haritalardır.

Kitapta bulunan en eski tarihli harita 1806-1807 tarihli olup İstanbul’da yeniden inşa edilen tabyalarda yer alan topların menzillerini göstermektedir.

Çalışmada yer alan en yeni tarihli harita,Küçükçekmece kazasına tabi Alibeyköy Çiftliği’nin karton üzerine bez, renkli,el yapımı ve 1902 tarihlidir.

Sınırlı sayıda basılan bu eserin baskı adedi: 1000

SULTAN II. ABDÜLHAMİD’İN ARŞİVİNDEN İSTANBUL FOTOĞRAFLARI

Teknik gelişmelere büyük bir ilgi duyan Sultan II. Abdülhamid,Yıldız Sarayı’nda farklı kişiler tarafından çekilen fotoğraflarla tüm imparatorluğu izledi. Bu fotoğraflardan farklı albümler hazırlattı ve “Yıldız Fotoğrafları” olarak bilinen büyük bir arşiv oluşturdu. Bu çalışmayla,Sultan II. Abdülhamid’den günümüze ulaşan ve dünyanın en önemli koleksiyonlarından biri olan “Yıldız Fotoğrafları”ın İstanbul’u konu alan 576 karesi, kitap haline getirildi.

Sultan II. Addülhamid fotoğraf sanatıyla yakından ilgilenmiş, Osmanlı ordusunda bu konuda subaylar görevlendirmiş ve bu sayede”Yıldız Fotoğrafları Arşivi’ne 18.000’in üzerinde fotoğraf kazandırmıştır.Sultan II. Abdülhamid, fotoğraf sanatı sayesinde önemli tespitlerde bulunmuş,bu kabilden olarak Hicaz Demiryolları’nın inşasının her aşamasını görüntületmiştir. İstanbul’un tarihî vesikası niteliğindeki bu kitapta bir asır öncesinin İstanbul’unu gösteren fotoğraflar yer alıyor. Kitap; manzaralar,saraylar, camiler, türbeler, çeşmeler, abidevi yapılar, kışlalar, hastaneler,okullar, kamu yapıları, müzeler, törenler, yabancılar, tesisler, sosyal yaşam,surlar, spor ve 1894 depremi alt başlıklarından oluşuyor.

Kitapta ayrıca; Osmanlı’ya fotoğrafın girişini anlatan tarihçe, saray çevresinin fotoğrafla olan ilişkisi ve Yıldız Arşivi’nin oluşması ile ilgili bilgilerde yer alıyor. Kitabın son bölümünde ise “Yıldız Fotoğrafları”na katkı sağlayan ve kitaptaki 576 fotoğrafı görüntüleyen 25 fotoğraf sanatçısının öz geçmişine yer veriliyor. Bu sanatçılar; Abdullah Fères,Ali Rıza Paşa, Bahriyeli Ali Sami, Nikolas Andriomenos, Behçet, Guillaume Berggren, Constantin Joseph Fettel, Gülmez Fères, Hazım, Hüsameddin Bey,Hüseyin Zekai Paşa, Mihran İranian, İlyas, Ömer Fuad Keskin, Baron von Küller,Mulazım-ı evvel Mehmed, Mehmet Rıfad Efendi, Michailides, Dimitri, J.X Raoult,Darülacaze Fahri Fotoğrafçısı Rıza, Emil Römmer (Römmer & Jones), Jules Sandoz, Paskal Sebah, Şevket ve Tarkulyan Bagos. Önemli bir tarihi belge niteliğindeki bu kitap ayrıca, bir asır içinde İstanbul’un ve günlük yaşamın geçirdiği değişikliği gözler önüne seriyor.